Moda zamana vurgu yapıyor…

Hikmet Tanrıverdi

Hikmet Tanrıverdi
İHKİB Başkanı

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de moda aslında bir uzun yol hikayesidir. Her gelen bu hikayeye bir kelime, bir cümle ekler, kendi dünyasında yeniden kurgulayıp, öyle topluma sunar.
1930’ların 40’ların 60’ların çizgilerine, henüz yaşanmamış zamanların çılgınlıklarının karıştığına tanıklık ederiz. Bazen bir daha hatırlanmamak üzere tarihin derinliklerinde kaybolup gittiğini sandığınız bir akım, yeniden kendi küllerinden doğar, gelir bugünün dünyasını kasıp kavurur…
Uyumun ve kaotik bakış açılarının harman olabildiği bir renk pınarı olarak tanımlayabileceğimiz moda, bugün tüketim anlayışının hemen her noktasında varlığını hissettiriyor. Hazır giyimden iletişim teknolojisine, otomotivden konuta moda kavramının kullanılmadığı hiçbir alan yok gibi.
Ancak moda, en estetik haline, en heyecanlı görünümüne özetle gerçek kimliğine giyim kuşam ile kavuşuyor.
Bir yandan insanların beklentilerini karşılarken öte yandan ekonominin önemli bir dinamiği olarak öne çıkıyor.
Yenilik ve farklılık isteyen bir toplumda moda tasarlayabilmek günümüz rekabet koşullarının değişkenliği karşısında önemini her geçen gün arttırıyor.
Türkiye gibi pamuktan kumaşa, tasarımdan üretime tüm süreci yönetebilen bir ülkede moda denizinde her zaman gidilebilecek bir mesafe, kat edilecek bir yol vardır. Modanın tüm sac ayaklarına hâkim bir ülke olarak “salt üretici” algısını yıkmamız gerekiyordu. Bunun en önemli adımını 2009’da “İstanbul Fashion Days” ile attık. İlerleyen yıllarda İstanbul Fashion Week’e dönüşen bu organizasyonumuz, pek çokları gibi tüm dünyanın en önemli moda etkinliklerine imza atan IMG’nin de dikkatini çekti. Süreç içinde işi konunun uzmanına devrettik.
Her yıl bir öncekinden daha ileriye taşınan Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul ile Türk moda sektörü dünyanın sayılı organizasyonlarından birine ev sahipliği yapar noktaya geldi.
Geçmişi binlerce yıl geriye dayansa da aslında son 25 yılda yıldızı parlayan ve Türkiye’ye değer katan bir sektör olarak önemli başarılara imza atıyoruz. Bunu bizim dışımızda bir sektörde görebilmek ne yazık ki pek mümkün değil. Bu başarının altında büyük oranda İHKİB’in yaratıcı fikri, üretkenliği ve vizyonu yatıyor.
Türkiye’nin en büyük markası İstanbul’a değer katan pek çok projede, yenilikte İHKİB imzasını görüyoruz.
Markalarımız, tasarımcı arkadaşlarımız ve moda endüstrisinin temsilcisi olan bizler, büyük bir dönüşümün içerisindeyiz. Elbirliğiyle bu dönüşümü en iyi şekilde yönetmeye çalışıyoruz.
Bugün Türkiye tasarım üreten ve bunu dünyaya satan bir ülke haline geldi. Tüm dünyada binlerce mağazaya sahip olan markalarımız sayesinde adı moda ile anılan ülkelerle yarışır duruma geldik.
Biz artık İstanbul’u, Paris, New York, Milano, Londra gibi şehirlerin arasında görmek istiyoruz. Elbette bu arzumuz 3-5 senede gerçekleşmeyecek. Ancak biliyoruz ki bizim diktiğimiz fidanların meyvesini Türkiye mutlaka bir gün toplayacak. Zira bugün global bir pazar haline gelen İstanbul moda merkezi olma yolunda da hızla ilerliyor.
Diyebiliriz ki zaman artık moda zamanı. Ve moda zamana vurgu yapıyor…
Türkiye, rakiplerine göre Avrupa pazarına daha yakın olma, hızlı moda üretebilme, küçük adetli siparişlere anında cevap verebilme gibi pek çok avantaja sahip. Bu nedenledir ki ihracatımızın yüzde 75’ini Avrupa ülkelerine yapıyoruz. İhracatta 19 milyar doları aşıp 20 milyar dolara koşuyoruz.
Türkiye’nin, dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmek gibi iddialı bir hedefi var. Bu süreçte hazır giyim sektörü olarak bizler yarattığımız istihdam, ürettiğimiz katma değer ve gerçekleştireceğimiz ihracat ile başrolde olacağız.
Türkiye’nin dününde ve bugününde olduğu gibi geleceğinde de yine biz olacağız.
Türk moda endüstrisinin bitmeyen başarı hikâyesini yazmaya devam edeceğiz.