‘Karpuz keseceedik’ deseler de kalmam!

20141018_164714_1Bir Mercedes Benz Fashion Week Istanbul’un daha sonuna geldik…
Dile getirecek, eleştirecek, övecek çok şey var, hepsini sırasıyla yazacağım ama önce bugünkü gardırop yazımı bitireyim.
Bugün Kayra ile birlikte geldik defile alanına. Kayra pek hoşnut olmadı geldiğine çünkü çok sıkıldı. Haksız da değildi hani… Bu yıl bana göre de pek bir sönüktü…
Sabah erken kalktık. Ben ‘Ne giysem’ diye çok düşünmesem de (Son gün olduğu için pek de uğraşmadım) Kayra ile on saat falan kombin yapıp, çıkardık.
Sonunda tütü etek, üzerine sweatshirt ve bot’ta karar kıldık. Kayra’nın kıyafet detaylarını Kayra’nın Gözünden köşesinde okuyabilirsiniz…
Bana gelince; Bugün artık topuklu ayakkabı giymek istemedim. Daha rahat ama bir o kadar da şık bir kombin yapmayı tercih ettim.
Bu sezon military etkisi her yeri sardığı için ben de eksik kalmayayım dedim ve sezon başında bir tane askeri bot aldım. Botlarım İnci markasından… Hatta unutmadan söyleyeyim, markada şu an yüzde 50 indirim var.
Jean ceketim Mango… Serin yaz akşamlarında da üzerimden çıkmadı diyebilirim. Sanırım kış sezonunda da hep benimle olacak…
Elbisem ise bilinmedik bir marka :) Hani ben bile bilmiyorum ama çok hoşuma gittiği için almıştım.
Kıyafetimin etek ucu ise dantelli. Dantel kış sezonunda sık sık karşımıza çıkacak. Yıllar önce almış olmama rağmen trendi önceden görmüş olmalıyım. :)

Bir moda haftası geldi geçti…

20141018_164839_1Öncelikle şunu söyleyeyim… 5 gün boyunca tasarımlarıyla beni kıyafet seçmek gibi büyük bir dertten kurtaran Nejla Güvenç-Nej ve Safiye Ekiz’e teşekkür ederim.
İlk gün yaptırdığım makyaj için de sevgili 24 TV makyözü, aynı zamanda moda, klip v.s çekimlerinin vazgeçilmez ismi Filiz’e teşekkür ediyorum…
Gelelim MBFWI’dan geriye kalanlara…
Burada bir şeyleri kötülemek adına bir şey yapmaya çalışmıyorum ama görünen köy de kılavuz istemiyor maalesef…
Bu yıl ilk dikkatimi çeken şey, Gamze Saraçoğlu, Gül Ağış, Erol Albayrak, Cengiz Abazoğlu, Atıl Kutoğlu, Özlem Kaya gibi, gerçekten işinin ehli modacıların etkinliğe katılmaması oldu…
Henüz ismini bilmediğimizi, ilk defilesini yapan birçok isimle karşılaştık. Birçoğu giyinmek üzerine değil, şov amaçlı koleksiyonlar hazırlamış gibiydi. Çünkü defilelerde izlediğimiz tasarımları alıp giyebileceğinizi pek sanmıyorum.
Organizasyonda da birçok eksik vardı…
Örneğin her yıl olduğu gibi bu yıl da defileler hep sarktı. O uzayan kuyruklar, ayakta içeriye alınmayı bekleyen insanlar cabası…
Üstelik, görevliler insanlıktan çok uzaktı. Hepsi birbirinden ukala ve saygısızdı. Takım elbiseli görevlilerden bahsetmiyorum. Onların işlerinde profesyonel olduğu her hallerinden belliydi…
Benim asıl bahsettiğim, kapıda bekleyen tişörtlü gençler ve o gençlerin başındakiler… En büyük sıkıntıyı ise otaparkta yaşadık. Koskoca İstanbul Modern’de ne hikmetse bir tane bile yer yoktu. Her gün ‘Değnekçi’ diye tabir ettiğimiz adamlara anahtar teslim etmek zorunda kaldık. Umarım sizleri önümüzdeki sezon görmeyiz!!!